[E C]
Home
Documents
Books
Announcements
Çeviri
English Certificate Documents
[Documents]

 
 
 
 
 
 
 

bilgisayar, web, linux, eposta, bilgisayar portu, bilgisayar destekli eğitim, html, ücretsiz web alanı, proxy, bilgisayar programları, web tasarım, unix işletim sistemi, bilgisayar donanımı, 2 el bilgisayar, vatan bilgisayar, eposta, e-mail, bilgisayar taksit, web sayfasi yapmak, ikinci el bilgisayar, bilgisayar fiyatları, bilgisayar ağları, web tasarim, web siteleri, web programlama kursu, web design, unix, bilgisayar parçaları, bilgisayar masası, bilgisayar ders notları, planlar bilgisayar

TÜRKÇE ARAMA
TÜRKÇE WEB, EMAIL, DIVX ALTYAZI, MP3, ARKADAŞ ARAMA MOTORU

ROSELAND
SATILIK İRLANDA SETTERİ

WordTest.com - Kelime Öğrenmenin En Hızlı Yolu
"Hansel and Gretel" Hikayesi için Sözlük Dictionary

alight: aydinlanmis, isil isil, (arabadan) inmek, yanik
anxiety: endise, merak, kaygi, istek
approach: yanasma, yaklasma, tutum, giris
apron: önlük, gögüslük, tiyatro sahnesinin ön kismi, havaalaninda hangarin önündeki alan
astonish: o parmak isirtmak
attention: dikkat, uyari, dikkat, ihtimam
awake: uyanik, uyanmis, farkinda, bilincinde
axe: (Br, baltalamak, isten kovmak, masraflari
backward: geriye, geri, area geri kalmis bölge, areas geri kalmis bölgeler
beneath: altinda, asagisinda, 'den asagida, rütbece altinda
berry: çilek, kiraz, agaç çilegi türünden küçük, yumusak
bite: isirik, parça, lokma, dis izi
bitter: aci, buruk, keskin, isirici
bitterly: o moan or groan inim inim inlemek
blowing: püskürme, püskürtme, savurma, vurma
bolt: civata, sürgü, kol demiri, kilit dili
bone: kemik, kilçik, iskelet, beden
bough: dal, shoot filiz
branch: dallanmak, sube, dal, kol
brushwood: , çalilik
cage: kafes, hapishane, asansör, (insaat) iskelesi
cap: kep, takke, kasket, baslik
catch: tutma, yakalama, kilit dili, parça
cauldron: ,kazan,karavana
cheek: yanak, avurt, cüret, yüzsüzlük
chest: gögüs, sandik, kutu, banka
chimney: baca, lamba sisesi, kaya üzerinde yukari dogru yükselen dar ve derin oluk Is, ocak
coat: palto, ceket, kat, tabaka
coffin: tabut, nail sigara,lead kursun tabut,nail in my bu benim ölümümü daha da yaklastirir
coin: sikke, medeni para, meskükat, madeni para
comfort: rahat, konfor, refah, avantür
command: komut, kumanda, emir, kuvvet
consent: riza, muvafakat, ittifak, oybirligi
constantly: devamli olarak, daimi olarak, saat basi, vizir vizir
cook: pisirmek, pismek, tahrif etmek, suya düsürmek
cover: kapak, örtü, battaniye, cilt
crab: yengeç, pavurya, aksi, huysuz kimse
creep: yerin yavas yavas kaymasi, hosa gitmeyen kimse, dalkavuk, sürünmek
creeping: yavas yavas ilerleyen, emekleyen, sizma, sünme
crumb: kirinti, ekmek kirintisi, parça, zerre
crutch: destek, koltuk degnegi, çatal destek, koltuk degnegi
cutter: kesici alet, bir sey kesicisi, kesici, biçkici
daily: gündelik, günlük, (adj.) günlük, (news) paper gündelik gazete
dainty: narin, zayif, nazik, sevimli
dawn: tan, safak sökmesi, gün agarmasi, zuhur
dearth: yokluk, kitlik,there is no of food supplies yiyecek maddelerine kiran girmedi
devour: yutmak, hirsla yemek, yok etmek, bitirmek
dim: soluk, donuk, bulanik, los
distress: istirap, aci, elem, sikinti
disturbing: , bozucu, izaç
dough: hamur, para, mangir, mangiz
draw: çekme, çekis, silah çekme, (kura) çekme
drove: , Aradiginiz terim: , 2 sonuç bulundu.
dwelt: , to be upon kurcalanmak
embrace: kucaklama, kucaklasma, sarilma, kucaklamak
empty: bos, bos, bosaltmak, tahliye etmek
entice: tatlilikla / güzel sözlerle cezbetmek, ayartmak, bastan çikartmak, away customers müsterileri ayartmak
familiar: alisilmis, mutad, aliskin, asina
far: uzak, uzun, irak,carry modesty too asiri tevazu göstermek
farther: , daha uzak, daha uzun, öteki, ötedeki
fasten: baglamak, simsiki kapamak, sürmelemek, tutturmak
fatigue: yorgunluk, bitkinlik, zahmet, agir is
fattening: besi,non (yiyecek) fazla kalorili olmayan,livestock besicilik
fear: korku, dehset, endise, kaygi
feast: bayram, ziyafet, sölen, yortu
feed: besleme, yeme, yemek, yem
ferry: geçit yeri, feribot, araba vapuru, vb ile karsi yakaya tasimak
forest: orman, agaçlandirmak, administration orman idaresi, area orman alani
fur: kürk, kürk manto, post, kürkle kaplamak
gather: toplamak, kirma, büzgü, toplamak
glitter: parilti, isilti, gösteris, çekicilik
gnaw: kemirmek, üzmek, aci vermek, içini kemirmek
godless: ,tanritanimaz,dinsiz,,imansiz,tanrisiz,
goose: kaz, kaz eti, budala kimse, ahmak kimse
grate: ocak, firin, ocak izgarasi, rendelemek
groan: inilti, figan, inlemek, figan etmek
hang: durus (etek , perde, anlam, mana, kullanis tarzi
harm: zarar, hasar, ser, kötülük
hill: tepe, bayir, yokus, yigin
howl: uluma, inleme, inilti, feryat
impatience: sabirsizlik, tezcanlilik, tahammülsüzlük, hosgörüsüzlük
intend: zihninde kurmak, niyet etmek, tasarlamak, kastetmek
jewel: mücevher, kiymetli tas, cevher, (le) ry insurance mücevher sigortasi
keen: keskin, sert, siddetli, hassas
keep: bir hisarin iç kalesi, yiyecek, gida, bogaz
kind: sefkatli, iyi yürekli, nazik, çesit
knead: yogurmak, hamur haline getirmek, masaj yapmak,to have sb or message sth ovalatmak
lament: aglama, inleme, figan, keder
lean: zayif, yagsiz, etsiz, ürün vermeyen
led: ashion- modaya çabuk kapilan
linen: çamasir, keten, iç çamasiri, bez
loaf: ekmek somunu, somun, aylakça vakit geçirmek, bos gezmek
malice: kötülük, garaz, suiniyet, suç isleme kasti
mean: ortalama, degersiz, cimri, kiliksiz
morrow: ,yarin,ertesi gün
morsel: lokma, parça, büyük kisim,(food) lokma
mutter: mirilti, fisilti, mirildanmak, söylenmek
naughty: yaramaz, münasebetsiz, saygisiz, açik saçik
neck: boyun, (sise) bogaz, elbise yakasi, (koyun) gerdani
nevertheless: bununla beraber, gene, mamafih
nibble: ufak lokma / parça, kemirme, disleme, azar azar isirmak
nod: kabul veya dogrulama ifadesi olarak öne dogru bas sallama isareti, kabul veya dogrulama ifadesi olarak öne dogru bas sallamak Is, ismar,on the kredi ile
nut: findik ve ceviz gibi sert kabuklu yemis, vida somunu, çatlak kimse, bir televizyon ya da radyo programinin tüm masraflari
pane: kapi ya da pencerede tek cam, göz, dolgu, bölme
parlor: misafir salonu, car (US) lüks otomobil,funeral home (house , ) US morg,funeral (US) morg
pass: geçmek, geçit, geçis, geçme
path: yol, yol, yaya yolu, politika
pearl: inci, inci gibi sey, sedef rengi, bes puntoluk harf
pebble: çakil tasi, necef tasi, pürtüklü deri, çakil
peep: kaçamak bakis, dikiz, dikizlemek, otomobilin klaksonunu çalmak
penny: (Br) peni, sterlinin yüzde biri, (US) sent, az miktarda para
pick: kürdan, kazma, seçme hakki / firsat, elle toplanan meyve miktari
pigeon: güvercin, kumru, sorumluluk, chested dar ve çikik gögüslü
pile: büyük kazik, yigma, küme, yigin
pinafore: önlük, dress askili kolsuz entari
plane: rende, planya, düzlem, düzey
plank: kalas, hatil, tahta, döseme tahtasi
plump: tiknaz, tombul, balik eti, pat diye oturmak
pocket: cep, cep, para, maddi olanak
precious: degerli, kiymetli, çok pahali, ender
pretend: taslamak, yapar görünmek, taklit etmek, numara yapmak
procure: saglamak, tedarik etmek, edinmek, kazanmak
properly: uygun sekilde, hakkiyla, hakli olarak, geregi gibi
reach: uzatma, uzanma, yetisme, erisme
reality: gerçek, hakikat, gerçekçilik, (n)
rejoice: sevinmek, neselenmek, sevinç göstermek, sevindirmek
remain: kalmak, durmak, geri kalmak, gitmemek
reply: yanit / cevap, karsilik, mukabele, cevap / yanit vermek
reproach: ayip, rezalet, ayiplama, kinama
rest: rahat, istirahat, dinlenme, yatma
rid: , kurtarmak, defetmek, gidermek
rise: yükselmek, yükselis, artis, dogus
risen: tax leveled on an area where land values have owing to,to have above one's equals akranlarinin üstüne çikmak
rosy: ,pembe,,gül gibi,,umut verici
rush: kosma, hücum, hamle, hizli hareket
safely: salimen,invest parasini saglam bir ise yatirmak,land an airliner bir uçagi sag salim yere indirmek,land (uçak) emniyetli inmek
saving: tasarruf, biriktirme, kurtarma, artirim
scatter: adi meyhane, dagilim, dagilis, serpinti
scent: koku, esans, iz kokusu, koklama duyusu
scold: sirret / dirdirci kadin, azarlamak, paylamak, haslamak
scream: bagiris, çiglik, feryat, (US) gülünç kimse / sey
seat: oturulacak yer, koltuk, iskemle, sandalye
second: temel zaman birimi (saniye, ikinci, bir daha, ikinci derecede
seem: görünmek, gözükmek, gibi gelmek,to gelmek
seize: el koymak, müsadere etmek, ele geçirmek, tutmak, yakalamak
share: katilma payi, hisse senedi, hisse, paylasmak
shell: kabuk, kabuk, istiridye kabugu, bina iskeleti
shrivelle: ,Aradiginiz terim: , 1 sonuç bulundu.
sight: görüs, görme, gözlem, muayene
silly: sersem, saskin, sapsal, budala
sitting: oturma, oturum, seans, of parliament parlamento / meclis oturumu
sluggard: tembel / miskin kimse
spread: spred, yayilma, alan, vüsat
stable: istikrarli, sabit, bozulmaz, kararli
stir: karisiklik, gürültü, patirti, hareket
stood: is hair on end tüyleri diken diken oldu
stoop: egilme, kambur durus, tenezzül, alçalma
stretch: germe, gerilis, gerginlik, genis yer
strewn: saçik,to be with potholes delik desik olmak,to be scattered / saçilmak
stroke: vurus, vurus, darbe, vurus etkisi
stuff: madde, asil, esas, esya
suddenly: hop, dam dan düser gibi, birden, birdenbire
support: destek, desteklemek, destekleme, tutma
tale: masal, öykü, hikâye, dedikodu
tast: radiginiz terim: , Ilk 30 kayit görüntüleniyor.
taste: lezzet, tat, çesni, tat alma duyusu
thee: ,seni,sana
thin: seyrek, ince, hafif, sulu
thou: bin sayisi, bin Amerikan dolari, sen
throughout: bastan basa, her yerinde, her hususta, boyunca
throwing: firlatma, atim, atis, down iskat
thrust: itme, dürtme, biçak sokma, hamule
thy: , senin
tore: ,halka,
toss: havaya firlatma, atma, atilma, hizla oynatma
vain: gururlu, kendini begenmis, kibirli, magrur
weariness: ihtiraz, bezginlik,war savas yorgunlugu / bikkinligi,war savas bikkinligi
weary: yorgun, bikkin, bezgin, sikici
weep: aglamak, sizmak, damlamak,causing to cry / to aglatici
wept: o be / mourned for aglanmak
wick: fitil,get on sb's birini sinirlendirmek,(candle , lamp , lighter) fitil,fitted with a fitilli
wild: vahsi, yabani, çilgin, terbiyesiz
witch: sihirbaz kadin, büyücü kadin, cadi, büyülemek
wither: solmak, kurumak, çürümek, bozulmak
wood: orman, koru, tahta, odun
yield: randiman, verim, ürün, mahsul, rekolte